
Hipospadias
Hipospadias, erkek çocuklarında sık görülen doğumsal bir anomali olup, işeme deliğinin normal yerleşiminde olmamasıyla karakterizedir.
Yazıda, hipospadiasın farklı türleri, cerrahi müdahale süreçleri, olası komplikasyonlar ve başarı oranları hakkında kapsamlı açıklamalar bulunmaktadır.
Ayrıca, bu alanda tecrübeli cerrahların uyguladığı ameliyat teknikleri ve vaka bazlı yaklaşımlar da ele alınmaktadır. Hipospadias cerrahisinin uzmanlık gerektiren bir süreç olduğu ve deneyimli ellerde daha yüksek başarı oranlarına ulaşıldığı vurgulanmaktadır.
Diğer Tedaviler
Hipospadias Tedavisi İzmir
Hipospadias tedavisi İzmir’de çocuk ürolojisi alanında değerlendirilmesi gereken doğumsal penis anomalilerinden biridir. Halk arasında peygamber sünneti olarak da bilinen hipospadias, idrar deliğinin penis ucunda değil, daha alt bir noktada yer almasıyla ortaya çıkar. Bazı çocuklarda yalnızca idrar deliğinin yeri farklıdır; bazı vakalarda ise peniste eğrilik, sünnet derisinin yarım görünmesi ve idrar yaparken aşağıya doğru yönelme gibi bulgular da görülebilir.
Hipospadiasın tedavisi cerrahidir ve ameliyat planı çocuğun yaşına, idrar deliğinin yerine, peniste eğrilik olup olmamasına ve dokuların durumuna göre belirlenir. Hafif vakalarda tek seans yeterli olabilirken, daha ağır hipospadias türlerinde iki aşamalı ameliyat planlanabilir. Bu nedenle her çocuk için aynı tedavi yaklaşımı uygulanmaz; detaylı muayene ile kişiye özel cerrahi planlama yapılır.
İzmir’de hipospadias tedavisi için başvuran ailelerde en önemli konular doğru tanı, sünnetin ameliyattan önce yapılmaması, cerrahi zamanlamanın doğru belirlenmesi ve ameliyat sonrası bakım sürecinin aileye açık şekilde anlatılmasıdır. Bu sayfada hipospadias nedir, hangi yaşta ameliyat edilir, ameliyat nasıl yapılır, başarı oranları ve ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler sade bir dille açıklanmaktadır.
Hipospadias Nedir?
Hipospadias, doğuştan gelen bir anomalidir ve her 250-300 doğumda bir görüldüğü söylenir. Ancak, günümüzde yeme içme alışkanlıklarının değişmesi, kimyasallara maruz kalma ve kısırlık tedavilerinde kullanılan hormonlar nedeniyle bu durum daha sık görülmeye başladı.


Hipospadias’ın üç temel bileşeni vardır:
Bileşen | Tanım |
İşeme deliği yeri | İşeme deliği, penisin ucunda değil, daha aşağıda bir yerde bulunur. |
Peniste eğrilik | Penis, hafif ya da ağır şekilde öne doğru eğrilmiştir. |
Sünnet derisi yapısı | Sünnet derisi, penis başını tamamen kaplamaz ve ön tarafta eksiktir. |

Hipospadias Cerrahisinde Temel Hedefler
Hipospadias cerrahisinde önceliğimiz, her zaman penisin düz bir şekle kavuşmasını sağlamaktır. Eğriliği düzeltilmemiş bir hipospadias cerrahisini biz başarılı kabul etmiyoruz. Bu nedenle, özellikle ağır hipospadias vakalarında, ameliyatları 2-3 seans şeklinde planlıyoruz.
Burada ameliyat sayısını belirleyen en önemli faktör, penis derisini soyduktan sonra karşılaştığımız eğriliğin derecesidir.
Penis derisinin soyulması, karar verme sürecinde kritik bir adımdır. Çünkü bazı eğrilikler sadece derinin kısalığından kaynaklanabilir ve bu durum çözüldüğünde eğrilik ortadan kalkabilir.
Ancak ağır vakalarda eğriliğin asıl sebebi, kısa bir işeme yoludur (üretra). Bu üretrayı kesmeden, penisi düz hale getirmek mümkün değildir. Bunu, bir keman yayı gibi düşünebilirsiniz; yayı gevşettiğimizde, yani üretrayı kestiğimizde, penis rahatlar ve düzleşir.

Hipospadias Ameliyat Aşamaları
Ameliyatı genellikle şu aşamalarda planlıyoruz:
Eğriliğin düzeltilmesi:
Penis derisi soyulup eğrilik değerlendirilir. Eğer eğrilik cildin kısalığından kaynaklanıyorsa, bu aşamada düzelme sağlanabilir. Ancak genellikle ağır vakalarda eğriliğin nedeni kısa bir işeme yoludur.
Penisin dikleşmesi:
Üretrayı keserek penisin rahatlamasını sağlarız. Bu aşamada işeme deliği ve penis başı arasına pipinin arka tarafındaki sünnet derisinden bir yama yaparız.
İkinci ameliyat:
Yaklaşık 6 ay sonra bu yamadan yeni bir üretra oluştururuz. Çok ağır vakalarda (cinsiyet gelişim bozuklukları gibi), bu işlemi 3 seans olarak planladığımız da olur.

Hipospadias Ameliyat Komplikasyonları ve Başarı Oranları
Hipospadias ameliyatlarında en sık karşılaştığımız komplikasyon, fistül dediğimiz, işeme deliğinin altında ekstra bir delik oluşmasıdır.
Hafif vakalarda bu komplikasyon oranı %5-10 civarındayken, ağır vakalarda %25-50’ye kadar çıkabilir.
Vakaların Şiddeti | Fistül Oranı |
Hafif Hipospadias | %5-10 |
Ağır Hipospadias | %25-50 |
Bu oranlar, hipospadias cerrahisinin ne kadar özel bir uzmanlık gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Her cerrahi işlem gibi, bu ameliyatlarda da tecrübe çok önemli. Hipospadias cerrahisini sürekli yapan, bu konuda özelleşmiş bir cerrahın ellerinde başarı oranları ciddi anlamda artar.
Hipospadias ameliyatı sonrası hastanede kalış süresi, ameliyatın tipine ve çocuğun genel durumuna göre değişebilir. Hafif vakalarda çocuk aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilirken, daha kapsamlı cerrahilerde takip süresi biraz daha uzun olabilir. Bu süreçte pansumanın durumu, sondanın çalışıp çalışmadığı, idrar çıkışı, ağrı kontrolü ve aileye verilecek bakım eğitimi değerlendirilir. Taburculuk öncesinde aileye evde nelere dikkat edilmesi gerektiği, hangi durumlarda doktora ulaşılması gerektiği ve kontrol randevusunun ne zaman yapılacağı anlatılır.
Ameliyat sonrası ağrı genellikle düzenli verilen ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. İlk günlerde çocuğun huzursuz olması, pansuman bölgesini rahatsız hissetmesi veya hareket ederken tedirgin davranması normal kabul edilebilir. Pansumanın doktorun önerdiği şekilde korunması önemlidir. Ailelerin pansumanı kendi başına açmaması, kirlenme, kötü koku, yoğun kanama veya ateş gibi durumlarda doktora bilgi vermesi gerekir. Pansuman süreci, ameliyatın tek aşamalı ya da iki aşamalı yapılmasına göre farklılık gösterebilir.
Hipospadias ameliyatından sonra bazı çocuklarda idrarın yeni oluşturulan kanaldan rahat akması için geçici sonda kullanılabilir. Sonda, ameliyat bölgesinin iyileşmesine destek olur ve idrarın doğrudan dışarı alınmasını sağlar. Ailelerin sondanın kıvrılmamasına, çekilmemesine ve tıkanmamasına dikkat etmesi gerekir. İdrar akışında azalma, sondanın yerinden çıkması, ateş, yoğun ağrı veya kötü kokulu akıntı gibi durumlarda doktora ulaşılmalıdır. Sondanın ne zaman çıkarılacağı ameliyatın kapsamına göre doktor tarafından belirlenir.
Hipospadias Genetik midir?
Hipospadiasın oluşumunda genetik faktörlerin önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Araştırmalar, hipospadiaslı bebeklerin yaklaşık %7 ila %10’unda aile öyküsü bulunduğunu göstermektedir. Birinci derece akrabalarda hipospadias görülmesi, bebeğin bu durumla doğma riskini 8 ila 10 kat artırabilir.
Hipospadiasın Genetik Geçiş Riski
Ailede Hipospadias Öyküsü | Risk Artışı (%) |
Baba hipospadiaslı | 10 - 15 |
Erkek kardeş hipospadiaslı | 9 - 12 |
İkinci derece akraba | 2 - 5 |
Genetik çalışmalar, androjen reseptör genleri, steroid metabolizması ve üreme sistemi gelişimiyle ilgili bazı gen mutasyonlarının hipospadias ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ancak hastalığın gelişiminde çevresel faktörler de etkili olduğu için multifaktöriyel bir hastalık olarak kabul edilir.

Hipospadias Ameliyatlarında Tecrübem
Bugüne kadar 1000’in üzerinde hipospadias ameliyatı gerçekleştirdim. Bu ameliyatlar, son derece ince iplikler ve hassas aletler kullanmayı gerektiriyor. Ne kadar dikkatli ve özenli olursanız, o kadar başarılı sonuçlar alıyorsunuz.
Dünyada bu alandaki en büyük otorite olan Dr. Warren Snodgrass



























